Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı - Yorum Güncel

Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı

21.06.2022
Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı

Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı kimdir? En kısa padişahlık yapan kimdir, en yakışıklı osmanlı padişahı, Sultan Aziz nasıl öldü, Abdülaziz’in annesi kimdir, gibi aramalarınıza YORUM GÜNCEL’den yanıt bulabilirsiniz.

Sultan Abdülaziz kimdir?

II. Mahmud’un şehzadesi, Sultan Abdülmecid’in kardeşi, son veliaht, son halife Abdülmecid Efendi’nin babası. Annesi, Kafkasyalı Şapsıh Çerkes kabilesinden cariye Pertevniyal’i, I. Abdülhamid’in kızı, Abdülaziz’in halası “Küçük” Esma Sultan 1826’da kardeşi II. Mahmud’a sunmuştur. O da ikbâl sanı vererek eşleri arasına katmış. Abdülaziz’i doğurunca, kadınefendi pâyesi vermiştir.

Sultan Abdülaziz’in tahta çıkışı

Babası öldüğü sırada dokuz yaşında olan şehzade Abdülaziz, ağabeyi Abdülmecid’in (1839-1861) saltanatında çocukluk ve gençliğini veliaht konumunda özgür ortamlarda geçirirken, geleneksel İslâm ve saray terbiyesi, yazı-hat, müzik ve resim eğitimleri de almış. Hocaları arasında Akşehirli Hasan Fehmi Efendi, Bestekâr Yusuf Paşa da vardı. Güreşe, ava, atıcılığa, cirite meraklıydı. Buna karşılık siyasi, diplomatik askerî deneyimler edinmekten uzak tutulduğundan, 31 yaşında padişah olduğunda devlet yönetimine hazır değildi.

Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı hakkında

1867’de Avrupa ilk kez bir “Türk” hakanını ağırladı. Abdülaziz, Fransa İmparatoru 3. Napoléon’un Paris Sanayi Sergisi’ne; İngiltere Kraliçesi Victoria’nın da Londra’ya davetleri üzerine 21 Haziran’da Sultaniyye vapuruyla İstanbul’dan ayrıldı. Napoli, Toulon, Paris, Londra, Brüksel, Viyana, Budapeşte resmî ziyaretlerini kapsayan uzun gezi programı, padişahın Rusçuk-Varna üzerinden 7 Ağustos 1867’de İstanbul’a dönüşüyle noktalandı.

Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz

Avrupa izlenimlerinden çok etkilenen Abdülaziz, neredeyse tüm semtleri, hatta eski sarayları bile harabe görüntüsü veren İstanbul’u, Avrupa kentleri gibi imar etme hevesine kapıldı ama hayran olduğu Paris’i, Londra’yı, Viyana’yı geliştiren kaynakları hesaba katmaktan uzaktı. Avrupa bankalarından alınan borçlarla birtakım yatırımlar yapıldı. Çırağan ve Beylerbeyi saraylarıyla Ayazağa, Tokat Bahçesi, Alemdağ, İcadiye, İzmit köşklerinin; annesi Pertevniyal adına Aksaray’da Valide Sultan Külliyesi’nin yapımları başlatıldı. Borç ve krediler için Bank-ı Osmânî-i Şahane (Osmanlı Bankası) açıldı. Tahta çıktığı günlerde saray giderlerini kısacağını, sade yaşayacağını vadeden Abdülaziz, Avrupa saraylarını gördükten sonra, Dolmabahçe, Çırağan, Yıldız, Beylerbeyi saraylarıyla köşk ve kasırların ihtişamına koşut saltanat törenlerinin de görkemli olmasını istedi.

Avrupa gezisine çıkan ilk Osmanlı padişahı ve etkileri

Saltanat saraylarının kadroları Avrupa sarayları gibi yüzlerce kişiyi kapsayacak boyutta genişletildi. Karaköy-Beyoğlu Tüneli’yle birlikte askerî fabrikalar da kuruldu. Öğretim dili Türkçe ve Fransızca olan Mekteb-i Sultani (Galatasaray), ilk üniversite sayılan Darülfünun, İnas sanayi (kız sanat), Darülmuallimat (kız öğretmen); Darüşşafaka ve tıbbiye mektepleri açıldı.

Avrupa ziyaretinin ardından değişim ve gelişimi seçen padişah Sultan Abdülaziz, ilericilik açısından öne çıkan sultanlardan biri oldu. Ancak saltanatı bu adımların dışında iç meselerle uğraştırmasını gerektirdi. Özellikle İstanbul’da çıkan ve şehri adeta kül eden Beyoğlu yangını büyük bir sorun yaratmıştı.

İstanbul’u Avrupa başkentleri gibi hayal ederek yola koyulan Sultan Abdülaziz’in Avrupa ziyareti ve Avrupa’ya ziyaret eden ilk Sultan olması açısından büyük öneme sahiptir.

Osmanlı’da batıya açılışın mimarı

31 yaşında tahta geçip, 46 yaşında ölen Sultan Abdülaziz’in 15 yıllık saltanatı, Osmanlı toplumunda ilklerin devri oldu. Avrupaî yapı, kurum, moda ve tarzların yayılmaya başlaması, giyim kuşam yenilikleri, basının ve fotoğrafın günlük yaşama girmesi, toplumda yeni düşüncelerin, özgürlük isteklerinin uyanması önemliydi. Ancak Batı’ya açılışın getirdiği lüks ve sefahat yaygınlaştı; askerî, endüstriyel ve ekonomik yönden Avrupa’ya bağımlılık yanında, ayrılıkçı ayaklanmalar da arttı.

Kaynak: #Tarih

Bu içeriği oyla!
[Total: 0 Average: 0]
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.