Rastgele Yazı

Galatasaray-Yeni Malatyaspor maçı değerlendirmesi: Diken üstünde moral çabası

Galatasaray-Yeni Malatyaspor maçı değerlendirmesi: Diken üstünde moral çabası

Şimdi bu maçı hangi açıdan değerlendirmek gerekir? Derbi öncesi Galatasaray cephesinde öyle veya böyle kazanılmış bir galibiyet görüntüsüyle mi, yapılan neredeyse ekstrem hatalarla kıl payı kazanılmış bir galibiyet görüntüsüyle mi yoksa önceki haftalara nazaran dirençli ancak bir türlü sonuca erişemeyen bir Yeni Malatyaspor görüntüsüyle mi ? Aslında her açıdan bakabilmek ve kafalardaki soru işaretlerini bertaraf edebilmek en akıl karı olası seçenek. Aksi takdirde güzellikler gökyüzünde güneşin parıltısına maruz kalırken, eksiklikler yerin altına gömülüp kalacak. Malumunuz bu da göreceli yaşanılmasına ve ileriki zamanlarda sorunların patlak vermesini sağlayacaktır.

Tekrar git geller…

Bilindiği üzere Galatasaray hafta içi kupa mesaisindeydi. İlk maçta deplasmanda 2-0 kaybettiği karşılaşma sonrası rövanş karşılaşmasında Alanyaspor’u bu kez ağırladı. Takım olarak büyük bir efor sarfetti, galibiyete de uzandı ancak skor turu atlamaya yetmedi. Lakin dönüp taraftara sorduğunuzda da takımında gayet memnun olduklarını ve bu şekilde yenilseler dahi başlarının dik ayrılacağını belirttiler. Yani sarı kırmızılı camiaya gönül vermiş herkes böyle bir oyunun olmasını istiyor. İlave olarak ligde arkada kazanılarak bırakılmış ve seriye geçilmiş beş maç var. Hal böyleyken herkesin beklentisi bunu devam ettirmek ve altıncıya geçebilmek. Üstelik bir derbi öncesi önemli moral kaynağı durumunda… Cimbom maça tutuk, son zamanların kötü Malatyaspor’u ise tersine, belki de beklenmeyen şekilde önde presle başladı ve pozisyon da buldu. Galatasaray ileri çıkmakta zorlandı. Daha önceki zamanlarda yaşanan ileriye hızlı geçişler bu müsabakada aksaklık gösterdi. Bunun sebebi kesinlikle orta sahadaki ikilinin bilhassa bu maç özelinde uyumsuz olması. Son haftalarda Lemina-Seri ikilisi orada güzel bir tandem yaratmış gibi görünse de bu maçta çok yakın durdular ve hareketsiz kaldılar. Lemina hücuma çıkmaktan ziyade geride Marcao ve Donk’un arasında kalmayı tercih etti veya ettirildi. Seri de kimi zaman başarılı hücum pası aktarırken, bir çok kez de inanılmaz top kayıpları yaptı. Bunun neticesinde Malatyaspor yapılan top kayıplarını özellikle Bifouma ile kontra atağa çevirdi, hatta oyunu zaman zaman set hücumuna da dönüştürebildi. Ancak gelişen güzel bir atakta meydana gelen faul sebebiyle Galatasaray Adem ile penaltı atışından faydalanarak sonuç üstünlüğünü ele geçirdi ve maçı bu golle kopardı.

Daha dikkatli olmak şart

Maçın özellikle ikinci yarısını tabiri caizse “ha geldi ha gelecek” şeklinde izledim. Bu arada gelecek olan da Malatyaspor’un golü tabii. Gerçekten Galatasaraylı oyuncular inanılmaz kayıplar yaptı. Seri ile yetinmeyip adeta bulaşıcı bir hastalık gibi herkese yayılmaya başladı top kaybı mevzusu. Rakibiniz sizin üstünüze geliyor, ender olarak kontra atağı deniyorsunuz ama genel düşünceniz set hücumu. Bu durumda yapmanız gereken daha basit oynayarak, alanı daha iyi kullanarak, akıllıca ve biraz da hızlı bir şekilde rakip kaleye yönelmek olmalı. İşin savunma boyutu da sürekli ama sürekli dillendirdiğimiz yapılan alan savunmasında parsel paylaşımını doğru gerçekleştirmek ve rakibe boş alan bırakmamak sizin kat-i çözümünüzdür. Olması gereken budur. Yoksa ilk yarıda Şener’in, ikinci yarıda da Linnes’in yaptığı gibi savunma arkasına rakip oyuncuyu kaçırması pahalıya patlayacak.

Adem “Büyülüyor”

Son üç maç 4 gol derken, dördüncü maçında beşinci golüne erişti Adem. Falcao’nun artık alışılageldik sakatlığı gerekçesiyle formasını kaptığı gibi mücadelesini de aslanlar gibi sürdürüyor. 32 yaşına gelmiş bir oyuncunun büyük efor sarfederek takımına katkı sağlaması kolay olmayabiliyor. Kaldı ki oyuncunun kapasitesi de belliyse. Bu küçümsemek değil, zaten kendisi bunu gösteriyor. Bakın sadece gol anlamında demiyorum, genel itibarıyla takımını üçüncü bölgede sırtlıyor. Malatya karşısında da golü buldu ve önemli golleri de kaçırdı tabii.

Malatya’da bir şeyler eksik

Sarı siyahlı ekip son zamanlarda epey puan kaybetti. Son 5 maçta alınan tek beraberlik ve 4 maç yenilgi… Takım olarak oldukça kompakt ve dirayetlilerdi bu maçta. Hatta üst düzey bir performans sergilediler. Gerek savunmada gerekse hücumda etkili oldular. Özellikle sağ bek Chebake ve sol açık Bifouma kendi klaslarını gösterdiler diyebiliriz. Pozisyonlara da girdiler ama bir türlü golü bulamadılar. Bu anlamda kendilerini biraz daha geliştirebilirlerse bulundukları sıradan yukarı doğru çıkmaları kaçınılmaz. Ancak temas etmek istediğim bir konu var. Kabul edilmeli ki Kemal Özdeş hırslı bir teknik direktör ve istediğini alma konusunda pek zorluk çeken biri değil. Buna müteakip gönderilen Sergen Yalçın’ın pişmanlığı da sanki yaşanmıyor değil. Bana kalırsa Sergen hocayla devam etmeleri kendileri açısından faydalı olacaktı. Sonuçta bu bir seçim ve bakalım Kemal hocayla nereye kadar gidecek göreceğiz.

Derbi özen ister

Bu oyun ayan beyan derbi için yeterli değil o kesin. Bu karşılaşmada elde edilen net pozisyonların Pazar günkü Fenerbahçe derbisinde kaçması demek bir facia görüntüsü sunmak demektir. Bulduğunuzda atmanız gerekir. Bu her maç için böyledir aslında. Bu defa 1-0 ile sıyrıldı. Önemli olan mental anlamda ve fiziki anlamda dikkatli olup, kendinize gelerek oyuna konsantre olmanızdır. Bu bağlamda çok uzun yıllar galip gelemediği Kadıköy deplasmanında neler yapacağını da Pazar akşamı hep birlikte göreceğiz.

  • Yazıyı Beğendin mi?  

Benzer Yazılar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorumu yapmak için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*