Maraş Katliamı : Türkiye tarihinin karanlık bir sayfası

Maraş Katliamı : Türkiye tarihinin karanlık bir sayfası

Maraş Katliamı nedir? ne zaman yaşanmıştır, Maraş Katliamı sebebi nedir, kaç kişi öldü, hangi yıl gerçekleşti, Maraş Katliamı fotoğrafları sorumluları, yaşananlar, nasıl gerçekleşti gibi sorularınıza yorumguncel.com’da yanıt bulabilirsiniz.

19 – 24 Aralık 1978 Kahramanmaraş’ta yaşanan Maraş Katliamı olarak tarihe geçmiş acı olayların yaşandığı tarihtir. Resmi kayıtlarda Maraş olayları olarak geçer.

Peki 19 – 24 Aralık 1978 tarihleri arasındaki süreçte neler oldu ? Olayın çıkış sebebini ve halkın nasıl galeyena geldiğini anlayabilmek için o dönemin Türkiye’sinde yaşanan olayların ve ülke yönetiminin ne durumda olduğunu ayrıntılı şekilde incelemenin gerekli olduğunu düşünerek Türkiye’de 1978 yılını kısaca özetleyelim.

1978’de Türkiye’nin siyasi durumu

80 Darbesine yaklaşık 2 yıl kalmış. Ülke sağ – sol çekişmesiyle sarsılıyor . Ecevit, Güneş otel manevrasıyla hükümette . Muhalefet Süleyman Demirel’li Adalet partisi ve Alparslan Türkeş’li MHP. Ülkenin gündeminden Karışıklık haberleri , cinayet olayları hiç eksik olmuyor . Cinayetlerin büyük bir bölümü siyasi ve faili meçhul. Siyasi dernekler kapatılır hale gelmiş. Ülke siyasi istikrardan yoksun. Ekonomide döviz sıkıntısı yaşanmakta. Artık sokaklar halk için hiçte güvenli değil. Yani kısacası ülke ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, siyasi çekişme ve çarpışmanın kucağında, devlet otoritesi olayları durdurmakta yetersiz kalıyor. Ülke bu kargaşanın bataklığında gömülürken takvimler aralık ayının ortalarını göstermekte.

Kahramanmaraş’ya neler olmuştu?

Aralık 1978 – Kahramanmaraş

Ülkenin genelinde yaşanan gerginlik şehirde de etkisini göstermekte. O dönemin kaçınılmaz bir olayı olan sağ ve sol gruplaşmalar Maraş’ı da esir almış. Bu nedenle şehirde siyasi çekişmeler yaşandığı bir dönemdi. Ancak bu siyasi çekişmede bir taraf başka güçlerin yardımıyla garip faaliyetler içinde girişmiştir. Yaşanan acı olaylardan bir hafta önce, Alevilerin ve solcuların çoğunlukta olduğu semt ve mahallelerde görevli olduklarını ifade eden bazı kişilerin nüfus sayımı yaptıklarını söyleyerek evleri dolaşır, evlerde kaç kişinin yaşadığı gibi sorular sorarak ve evlere yeni numaralar vereceklerini söyleyerek kapıları kırmızı boya ile işaretlerler. Ahali ilk başta şaşırır ancak bu faaliyetlere anlam veremez. O günlerde Gösterimde Cüneyt Arkın’ın rol aldığı ” Güneş ne zaman doğacak” adlı film vardır. ( SSCB’ye eleştiren bir film olarak bilinir.) Bu film gösterimdeyken sinemaya az tesire sahip bir bomba atılır ve birden ortalık karışır. Ortaya hemen bir iddia atılır ;”Bombayı solcular attı!” Bunun üzerine şehirde CHP ve PTT binası önüne yürüyüş düzenlenir .

Bir kent böyle çatışmaya sürüklendi

Bu olay katliamın fitilini ateşleyen olay olarak bilinir. Şehir artık aylardır oluşan o yoğun çekişmenin ardından çatışmaya sürüklenmiştir. Şehrin farklı yerinde bombalı eylemler gerçekleşir. 20 Aralık’ta akşam saatlerinde Alevi ve Solcuların çoğunlukla gittiği Yeni Mahalle’de bulunan Akın Kıraathanesi’ne patlayıcı madde atılır ve iki kişi yaralanır. Sonraki akşam sağ görüşlü vatandaşların evlerine saldırılar olur. Failleri bulunamaz. Aynı akşam (21 Aralık 1978) Maraş Meslek Lisesi öğretmenlerinden Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu okuldan evlerine giderken silahlı saldırıya uğrarlar. Solcu olarak bilinen öğretmenlerden Hacı Çolak olay yerinde yaşamını yitirirken Mustafa Yüzbaşıoğlu’da hastaneye götürülmesine rağmen kurtarılamaz. 22 Aralık’ta “solcu” öğretmenlerin cenazeleri önce Maraş Lisesi önünde, ardından da 5000 kişinin katıldığı kortej halinde Ulu Cami’ye doğru yola çıkar. Öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan sağcı bir grup , ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engellemeye çalışır ve orada da birden ortalık karışır. Kent meydanına sıçrayan karışıklıkta 3 sunni mezhebe mensup kişi hayatını kaybeder.

Maraş olaylarında en kanlı sahnelerin fitili, öldürülen iki sol görüşlü öğretmenin cenazesinin kaldırıldığı akşam saatlerinde ateşlendi. Maraş’ta üç sünni gencin öldürülmesi kentte karışıklığa neden oldu. Bu karışıklığı bir katliama dönüştürecek anons ise 22 Aralık gecesi belediyenin hoparlöründen geldi: “Üç Müslüman din kardeşimiz komünistler tarafından öldürüldü. Bunların kanı yerde kalmayacak!’’

Maraş’ı geren skandal anonslar!

Bu anons hemen ardından cami hoparlörlerinden de yapıldı. “Dünkü olaylarda komünist ve Aleviler tarafından şehit edilen üç din kardeşimizin cenazesi kalkacaktır. Bütün din kardeşlerimiz buna katılsınlar, son görevlerini yapsınlar” seklindeki anonslar, kentte artık geri alınamaz bir savaşın habercisiydi. Belediye hoparlöründen yapılan anonslar sabahın erken saatlerinden itibaren devam etti. Halk ölen sünni vatandaşların cenazesinin kaldırılmasına çağrılıyordu. Asker, yayının yapıldığı belediyeye gittiğinde yayın odasında kimse yoktu. Kime sorulduysa, yayını kendilerinin yapmadığını söylüyordu. Tahrik olan halk , provokatörlerin liderliğinde saldırıya geçti .

Artık olay sağ – sol çatışmasından çıkmış, bir mezhep kavgasına dönüşmüştü . İşte faşizm ve irticada tam bundan sonra kendini gösterecekti . Olayın önünü almak iyice zorlaşmıştı. Akıllar artık kullanılamıyordu. Galeyana gelen halk Alevi nüfusun çoğunlukta olduğu Yörükselim Mahallesinde daha önce işaretlenmiş olan evlere saldırdı. Bu saldırıda bir çok insan öldü ve yaralandı . Birçok evde ateşe verilmişti. Ardından diğer bir alevi Mahallesi Serintepe’ye saldırıldı. Asker müdahale için olay yerine gitmişti ancak asker telsizine bir anons geldi. ”Kışlaya saldırı oldu! Aleviler Kışlayı bastı!” Asker olay yerinden ayrılıp kışlaya dönmek zorunda kaldı ancak anons asılsızdı. Asker gidince oluşan güvensiz ortam yerini bir katliama bıraktı ; 93 ev tahrip edildi ve 13 kişi öldürüldü. Akşama doğru yine alevi nüfusunun yoğun olduğu Yusuflar Mahallesiydi. Bilanço yine ağırdı; 16 ölü çok sayıda yaralı.

Karanlık günlerin ardından Kahramanmaraş

Olaylar şehirde bu kadar büyürken Başbakan Ecevit halkı sakin olmaya çağırıyordu. Şehirde sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen saldırılar rahatlıkla gerçekleşiyor , şehrin güvenlik birimleri ise yetersiz kalıyordu. Bu çaresizliğin sonu ülkedeki 13 ilde sıkıyönetim ilanını getirdi. Sıkıyönetimle birlikte olaylar bastırıldı . Ancak yaşanan olaylardan geriye 100’ü geçen ölü sayısı , yüzlerce yaralı ve yaşatılan zulüm karşısında yerini yurdunu terkedip göç etmek zorunda kalmış Alevi nüfus vardı.

Maraş Katliamı ve Türkiye’ye kaybettirdikleri

Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan bu acı olayın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen, hala bu ülkede gizliden bir ayrımcılık ve sosyal statü farkı varlığını sürdürmektedir. O günlerde yaşanan acı olaylar bugün kimileri tarafından olay olarak nitelendirilirken kimileri tarafından da katliam olarak nitelendirilmektedir. Gelinen noktada ülkemizin tarihine sürülmüş bu kara lekeyi yıllar geçmiş olmasına rağmen üzülerek hatırlamak kalmıştır. Bir daha böyle akıl ve izan dışı provokasyonlara prim verilmemesi ve bir kez daha böyle acılar yaşanmaması dileğiyle…

Maraş Katliamı Belgeseli | 32.Gün Arşivi

‘Beyaz Ölüm’ Simo Hayha kimdir ?

Bu içeriği oyla!
[Total: 0 Average: 0]
YORUMLAR